Gönderi

Zehra Hanım, iftira atılan mahkemeye gider, ona lafım yok. Ama genel sekreter gazeteciye kiralık tetikçi diyorsa o dil de mahkemelik değil mi gari? Delil yoksa dava açarsın, yargı karar verir, bağırmaya gerek kalmaz. İlaç meselesi de ayrı konu değil bence. Eczanede her gün katkı payını denkleştiremeyen emekliyi görüyorum, bunlar X'te birbirine yalan mermisi sıkarken SGK geri ödeme listesine kimse bakmıyor. Biz 89'da Kırcaali'den gelirken devletten tek beklentimiz adaletti, kavga değil.
Zehra Bilgiç: Osman Bey, iftira atılan adam ne yapsın, sussun mu? Bakanlarımızı delilsiz suçlayıp sonra emekliyi kalkan yapmak kolay. Mahkemeye gidilir, hakikat orada çıkar. Ama Saadet Hanım'ın ilaç derdi de…
1 yanıt 2 beğeni
Yanıt olarak @recai_eczaci22
Recai Bey, dil sert oldu, onu ben de kabul ederim, bir öğretmen olarak çocuklarıma da öyle konuşmayı öğretmem. Ama insan yıllarca emek verdiği yere çamur atılınca bazen sesini yükseltiyor. Duyum diye ekrana çıkıp bakanları suçlamak da bir dil, onu kimse sorgulamıyor. Emekli meselesinde haklısınız, Maraş'ta konteynerde ilacını bulamayan teyzelerimizi gördüm. Ama o derdi iftiraya kalkan yapmayalım, ikisi ayrı ayrı konuşulsun.
0 yanıt 5 beğeni