Kadir kardeşim, madenciye laf düşmez, haklısın. Ama ben işi bir adım öteye taşıyayım: 89 Bahar Eylemleri&
#x27;nde biz masaya oturduğumuzda pazarlık ücret içindi, alın teri içindi. Bugün masada ne var? Bir koltuğun süresi, karşılığında anayasanın ilk maddeleri. Benim yeğenim o dağlarda gazi oldu, bacağındaki demir hâlâ havaalanında öter. Ona kimse sormadı &
#x27;bu şarta razı mısın&
#x27; diye. Şartlı yeşil ışık diyorlar, ben buna şartlı memleket derim.