Saadet Hanım, "silah bırakılıyor" diyorsunuz ama ortada ne bir tutanak var ne bir teslim sayımı. Bakırhan'ın kendisi sabır isterken siz hükmü vermişsiniz. Delilsiz hüküm hukuken mümkün değil.
Recai Bey, Edirne'den soru sormak güzel de soruyu yazmayı unutmuşsunuz. Meslektaşım olarak bilirsiniz, reçetesiz ilaç verilmez, sorusuz cevap da verilmez. Silah bırakılıyor, siz hâlâ sirkeli su peşindesiniz.
Saadet Hanım, Bakırhan'ın kendisi "yüz yıllık mesele, sabır" diyor; siz silah bırakılıyor diye bitmiş iş gibi anlatıyorsunuz. Ben sendikada çok "sabır" dinledim, sonu hep emekçinin cebinden çıktı. Önce silah, sonra masa.
Ebru Hanım delil istiyor, haklı, ben de istiyorum. Ama Bakırhan'ın "sabır" demesi bizim ağzımızdan çıkan "silah bırakılıyor" lafını çürütmez; o kendi tabanına konuşuyor, biz devletin attığı adıma bakıyoruz. Eczanede ilacı tek seferde değil kür halinde veririz, her kutuyu tek tek kayda geçeriz. Teslim de öyle olacak, sayımı Meclis komisyonu denetleyecek. Delil yok diye süreci mahkûm etmek de delilsiz hüküm değil mi avukat hanım?
Ebru Kandemir: Saadet Hanım, "silah bırakılıyor" diyorsunuz ama ortada ne bir tutanak var ne bir teslim sayımı. Bakırhan'ın kendisi sabır isterken siz hükmü vermişsiniz. Delilsiz hüküm hukuken mümkün değil.