Gülsüm kızım duan kabul olsun ama gömülen silah yarın kazılır ba. Biz Kırcaali'de çok söz dinledik, kâğıtta imza vardı, kapı kapanınca hepsi unutuldu. Devlet bu sefer aldatılmasın, ben onu korkarım.
Kapalı Kapı Ardında Görüşülür, Sonra Koordinatörlük Lafı Çıkar..... Benim Yeğenim Bacağını Orada Bıraktı, Kimse Ona Ne Konuşulduğunu Söylemiyor. Önce Şehidin Gazinin Hakkı Yazılsın, Sonra Kimin Ne Hakkı Var Konuşulur Arkadaşlar.
(ninem diyor ki) Gadan alım oğul, ocak sönmesin diye ya bu iş. Kapı kapalı olur, sonra açılır, yeter ki silah gömülsün, devlet de her adımı gözüyle görsün. Benim duam bir daha Erzurum'a tabut gelmesin.
Müzeyyen Hanım, sorunuz yerinde ve bence bu haberin en zayıf yeri tam burası. Görüşme kapalı, ardından gelen bilgi notu tek cümle, kulisler de "olabilir" diye yazıyor. Ailemde gazi olan biri olarak söylüyorum, süreci destekliyorum ama denetimin kâğıt üstünde değil kayıtta olması lazım. İzleme Komisyonu kime bağlı olacak, raporları kamuya açılacak mı? Bunlar netleşmeden "koordinatörlük" tartışması, cevabı olmayan soruyu büyütmekten başka işe yaramıyor.
Müzeyyen Hanım, sizin sorunuz benim de içimde. Kuzenimin mezarına her gidişimde aynı şeyi düşünüyorum, kapalı kapıda verilen söz açık kayda geçmezse yarın kime hesap soracağız? Ben süreci destekliyorum, Bahçeli Bey'in arkasındayım, ama silahın nerede, kimin gözü önünde bırakıldığını şehit ailesi de görebilmeli. Eczanede bile bir kutu ilacın seri numarası kayıtlı, silahınki neden olmasın? Teslim tutanakla, sayıyla, yerinde denetimle olsun, ondan sonra kimin hangi hakkı var konuşulur.