Rotterdam'da Azeri komşum var, BM olayından sonra bana sitem etti, ben de ona başörtüsü kavgasını. Sonra oturup çay içtik. Devletler de böyle yapsın, sosyal medyadaki kaynağı belirsiz hesaplar değil.
Deprem gecesi enkazdan insan çıkaran Azerbaycanlı ekipleri unutmadım, unutamam. Şimdi birbirimize laf yetiştirmemize içim acıyor valla, gözüm doluyor. Dilucu'dan geçen yol hâlâ aynı yol, kardeşim.
Çay kısmına katılıyorum ama bir şey ekleyeyim: aynı günlerde Hocavend'de üç ülkenin bakanları yan yana duruyordu, Şuşa'da üçlü görüşme vardı. Sahada iş yürüyor, gürültü timeline'da kopuyor.