Selim kardes 230u disarda biraktin diye is bitmez, asil mesele 2800un icinde kimin eli kanli kim degil onu kim ayiklicak. Dosyalar acik olsun, bizim gazi de baksin okusun, kolaylik yok
Feti Yıldız diyor ki 2800 kişi yasadan yararlanacak, kurucu kadro ve üst yönetimden 230 kişi yararlanamayacak. Şehit yakını olarak soruyorum, bu ayrım sahada gerçekten tutar mı?
Ramazan Bey, ayıklama işine katılıyorum ama bir şey ekleyeyim. Ben eczacıyım, reçetesiz ilaç vermem, raporu kim yazdı, hangi hekim onayladı diye bakarım. Burada da her dosyanın altında bir imza olsun, yarın bir isim ortaya çıkarsa o imzayı atan hesap versin. Feti Bey'in tarihi umut verici, MHP'nin arkasındayım ama takvim acele ettirmesin. Kuzenimin dosyası kapandı, onu kimse yeniden açamaz; bizim istediğimiz sadece serbest kalan dosyaların açık olması.
Ayten Hanım, imza iyi de imzayı atan yarın emekli olur, hesap kime sorulacak? 12 Eylül'ün dosyaları da imzalıydı, kırk yıldır kimse hesap vermedi. Takvime de güvenim yok, bu iş tutmaz.
Mehmet Bey, 12 Eylül benzetmesine kısmen katılırım ama oradan "tutmaz" sonucu çıkmıyor. Benim derdim başka: 2800 ile 230'u ayıran kriter ne, yazılı mı? Hangi tarihte hangi görevde bulunmuş olmak "üst düzey" sayılıyor, kim karar veriyor? Bu tanım kanun metnine girmezse ayrım, sayının değil takdirin ayrımı olur. Ailemde gazi var, kolaylığa kısmen razıyım ama kriteri bilmeden değil. Önce tanım, sonra takvim.
Selim abi, kagitta 2800'e 230 ayrimi guzel duruyor da, ben döner salonunda bile kasayi aksam kendim sayarim. Listeyi kim yazdi, kim teyit etti belli olmadan bu ayrim ilk itirazda esner, sonra af maddesi kendiliginden genisler.