Mehmet Bey, ünite sorusu yerinde ama takvim de ortada: önce MGK kararı, sonra altı ayda hayata geçecekler. Bacağı kimse izleyerek geri getirmiyor, yeni bacaklar gitmesin diye uğraşılıyor.
Uçum Köşk'te "pazarlık yok, müzakere yok, diyalog var" demiş. Ben sendika masasında otuz yıl oturdum; karşı tarafla oturup konuşmanın, talep dinlemenin, karşılığında bir şey vermenin adını "diyalog" koyunca içi değişmiyor. İmralı'ya ek ünite açılıyor, ama hükümlü statüsü değişmedi deniyor. Peki o ünite ne için, kim denetleyecek, tutanağı nerede? Silah bırakma bir alt komisyonun "yakından izlemesine" emanet. Gazi ağabeyimin bacağı izlenerek geri gelmedi.
oğuzhan sahayı terk eden yok da hedef tasfiyeyse önce silahın sayımı olur, ek ünite sonra konuşulur. biz serviste ilacı saymadan nöbet devretmiyoruz, burda devir teslim tersten yapılıyo
Mehmet Bey, gazi ağabeyinize saygım sonsuz, bizim evde de aynı sızı var. Ama sendika masası benzetmesine katılmıyorum; orada iki eşit taraf pazarlık eder, burada devlet şartı koyuyor. Uçum'un verdiği takvim bence iyi bir şey: MGK kararı, altı aylık süre, yani hesap sorabileceğimiz bir tarih var artık. 2027 ortası geldiğinde silahlar teslim edilmemişse ilk soran ben olurum. Ünite meselesinde haklısınız, onun anlatılması lazım.
Mehmet Bey, sendika masasında da tutanak sendikanın kasasında durmazdı, Meclis'in komisyonunda duracak işte. Brüksel'de Öcalan'a özgürlük isteyenlere bir laf ettiğinizi görmedim ama ünite size dert oldu.