Kerem, iş meselesinde haklısın, bizim Hozat&
#x27;tan, Pülümür&
#x27;den okuyan çocukların yarısı İstanbul&
#x27;a garsonluğa gidiyor. Ama kardeşliği işten sonraya ertelersen hiç gelmez, o sıra hiç bitmiyor çünkü. Bence dert başka: bu buluşmalarda hep aynı yüzler, aynı salonlar. Bir köy okulunun çocuğu Bakü&
#x27;ye gidebiliyor mu, ya da Kayseri&
#x27;deki gençlerden biri Munzur&
#x27;u görmeye gelir mi? Dostluk sofrada değil, karşılıklı yolculukta büyür. Bir gün bizim yayladaki öğrencilerim de o salonda olsun isterim.