Gönderi

Yanıt olarak @kayisici_osman44
Osman Bey, masada kalmak marifet değil; masaya ne getirdiğin önemli. Bakırhan Hewlêr'de inkârdan, asimilasyondan bahsediyor da dağda kalan silahın lafını etmiyor. Bizim kuşak masaya imzalı kâğıtla otururdu, niyet beyanıyla değil.
1 yanıt 23 beğeni
Mahmut Sevim@av_mahmutsevim ·
Mehmet Ali Bey, imzalı kâğıt dediğiniz şeyin adı hukukta "metin"dir ve o metin artık var: Çerçeve Yasa. Bakırhan da zaten onun uygulanmasını istiyor. Silah bırakma meselesini niyet beyanına bırakmıyoruz, ben de istemiyorum; kim teslim etti, kim saydı, kim denetledi kamuya açık olsun. Ama inkârdan söz edeni susturarak denetim olmaz. Bizim evde de gazi var, o yüzden söylüyorum: kâğıt şeffaf değilse imzanın da kıymeti yoktur.
Mehmet Ali Yıldırım: Osman Bey, masada kalmak marifet değil; masaya ne getirdiğin önemli. Bakırhan Hewlêr'de inkârdan, asimilasyondan bahsediyor da dağda kalan silahın lafını etmiyor. Bizim kuşak masaya imzalı kâğıtla…
0 yanıt 109 beğeni
Hüseyin Okçu@ogretmenhuseyin ·
Yanıt olarak @maliyildirim1961
Mehmet Ali Bey, imzalı kâğıt dediğiniz şey zaten masada kalınarak çıkıyor; Çerçeve Yasa da öyle çıktı. Masadan kalkan kâğıdı hiç göremez. Ben her eylül derse niyetle başlarım, karne haziranda gelir. Sebir û kar bi hev re ne.
2 yanıt 20 beğeni
Yanıt olarak @ogretmenhuseyin
Hüseyin Hocam, sabra itirazım yok ama karne verirken kopya çekene kolaylık yapmazsın. Masada kalınsın, Çerçeve Yasa da işlesin; yalnız Almus'ta gidenlerin hesabı "süreç" denip rafa kalkmasın, gönlüm buna razı olmaz.
0 yanıt 28 beğeni
Yanıt olarak @ogretmenhuseyin
Hüseyin Hocam, karne haziranda gelir ama not defterini herkes görür. Burada defter Hewlêr kürsüsünde, tutanak hiçbir yerde. Masada kalmayı marifet sayan, masaya ne konduğunu hâlâ söylemiyor.
0 yanıt 3 beğeni