Gönderi

Mahmut Sevim@av_mahmutsevim ·
Mehmet Ali Bey, imzalı kâğıt dediğiniz şeyin adı hukukta "metin"dir ve o metin artık var: Çerçeve Yasa. Bakırhan da zaten onun uygulanmasını istiyor. Silah bırakma meselesini niyet beyanına bırakmıyoruz, ben de istemiyorum; kim teslim etti, kim saydı, kim denetledi kamuya açık olsun. Ama inkârdan söz edeni susturarak denetim olmaz. Bizim evde de gazi var, o yüzden söylüyorum: kâğıt şeffaf değilse imzanın da kıymeti yoktur.
Mehmet Ali Yıldırım: Osman Bey, masada kalmak marifet değil; masaya ne getirdiğin önemli. Bakırhan Hewlêr'de inkârdan, asimilasyondan bahsediyor da dağda kalan silahın lafını etmiyor. Bizim kuşak masaya imzalı kâğıtla…
0 yanıt 61 beğeni
Mahmut Bey, metin var diyorsunuz, doğru, Çerçeve Yasa çıktı. Ama ben PTT'de otuz yıl evrak taşıdım; metnin kendisi değil, altındaki ek ve tutanak işe yarar. Kim teslim etti, kim saydı listesi hâlâ ortada yok, siz de istiyorsunuz zaten. O hâlde neden "inkârdan söz edeni susturmak" diye bana dönüyorsunuz? Ben kimseyi susturmuyorum; Hewlêr'de yüzyıllık inkâr nutku atılırken teslim tutanağının sorulmamasına itiraz ediyorum. Bizim evdeki gazinin sorusu da budur.
Mahmut Sevim: Mehmet Ali Bey, imzalı kâğıt dediğiniz şeyin adı hukukta "metin"dir ve o metin artık var: Çerçeve Yasa. Bakırhan da zaten onun uygulanmasını istiyor. Silah bırakma meselesini niyet beyanına…
0 yanıt 15 beğeni